GÜNEŞ TERKOL

Güneş hanım merhaba.  Bize biraz kendinizden  bahseder misiniz ?

1981 Ankara doğumluyum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümünden 2004 yılında mezun oldum. Ardından 2008 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümünde "Günümüz Sanatında Kolektif Üretim Biçimleri" adlı yüksek lisans tezini tamamladım. 2005 yılından beri bireysel çalışmalarımın yansıra Ha Za Vu Zu sanat kolektifi ve Guguou grubu ile üretimler yapıyorum . İşlerimde kumaş, dikiş, ses ve desen üzerinden çoğunlukla  toplumsal cinsiyet konularıyla ilgileniyorum.

  Başlangıçta sizi bir medyum olarak tekstile çeken neydi?

Malzeme konusunda farklı arayıslar icinde oldum, Üniversite hayatım boyunca genelde akrilik veya yaglı boya ile resimler yaptım ve uygulamalı halı atölyesini seçmiştim. 2 yıl boyunca güncel sanat tartışmaları yaptığımız atölye ortamında dokuyarak iş üretmek pratiğime bir yeni bir soluk kattı.  Karşılaştığım kumaş fabrikaları ve dikiş atölyelerinden kumaş artıklarını toplamaya başladım ve onlardan kolajlar üretmeye başladım. Böylece uçuskan, hafif ve ekonomik bir malzeme olan kumaşa yöneldim. işlerimde transparan uçuşkan olan bu materyal kırılgan görünsede içine ağır hikayelerini taşıyacak potansiyele sahip. Kullandığım malzemenin de herkeste farklı bir hafızası var, kimi sargı bezi sanırken, kimi yas tutmayı hatırlıyor. İkinci bir ten gibi. Dokunmaya ve uçuşmaya açık bir malzeme. malzeme seçerken beni zorlayacak şeyleri seçiyorum, dikmesi pek de kolay olmayan ince tüller, parçalanmaya ve dağılmaya çok daha yakın tüller de kullandım, önceleri daha çok buluntu kumaşlar kullanmıştım. Renkleri kendim üretiyorum. Doğal ve kimyasal boyalar ile pamuklu kumaşları kaynatarak renklendiriyorum. Güneşte kurutuyorum. Bu nedenle pancarın pembesi, tütün yaprağının sarısınıişlerde görebilirsiniz.


    Bize seçtiğiniz teknikler hakkında biraz bilgi verir misiniz ?

Uzun zamandır pamuklu ince geçirgen tüllerle çalışıyorum. Sera bezi veya gölgelik olarak kullanılan beyaz kumaşı kendim renklendirerek dikiyorum. Malzeme  bana ikinci teni hatırlatıyor. Kırılgan bir malzeme olsa da hikayelerimi taşıyacak güce sahipler. Mekana ve ışığa göre şekil değiştirebiliyorlar.  Yanyana geldiklerinde berraklık ve berlirsizliği taşıyorlar.

    Çalışmalarınızı nasıl tanımlarsınız ve çağdaş sanat alanında nereye uyduğunu düşünüyorsunuz?

Çalışmalarımı özellikle yaşadığım ve çalıştığım yerler, sosyal durumlar ve içinde bulunduğum ilişkiler, karşılaştığım imgeler ve anlatılar şekillendiriyor. Asıl yöntemim farklı sosyal yapıları ve ilişkileri keşfetmek ve belgelemek. 

 Çalışmalarınızdaki gebe kalma sürecinizden sonuca kadar olan sürecinizden bahseder

misiniz ?

Bireysel çalışmalarımda çevremdekileri kaydedip toplamakta, çoğunlukla tekstil ürünleriyle çalışmakta, zaman zaman da ses ve video kaydı kullanmaktayım. Geçmişimdeki figürleri ve görselleri mevcut hikâyelerle birleştiriyor, böylece kendi üretim sürecimi inceliyorum. Yaşadıkları ve çalıştıkları kültürel merkezlerdeki sosyal ve kültürel değişimlere adapte olmuş ya da adapte olmayı reddetmiş kadınlar anlatılarımda sıklıkla baş karakterlerdir. Geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanıp dikilmesi de bağımsız üretime yeniden sahip çıkan ve bir direnişe dönüşüyor. 

     Bu dönemde sizi en etkileyen sanatçı ve sergiler neler ? Takip ettiğiniz ve hayran olduğunuz sanatçılar var mı ?

Irwin, Guerilla Girls, David Hockney, Matisse ve Martha Rosler 'i sayabilirim.






Aynı zamanda Ha Za Vu Zu sanatçı topluluğunun ve GuGuOu müzik grubunun bir üyesisiniz.

Evet HA ZA VU ZU 2005 yılında kurduk , farklı ülkelerde sergiler, performanslar ve konserler düzenledik.  bizi bir araya getiren motivasyon ses olmuştu. Basit ve pratik bir çalışma modeliyle başkaları ile çalışmaya önem veriyorduk. On yıldan fazla bir süre müzik ,video ve performans gibi çeşitli disiplinlerde çalışmalarımızı sürdürdürdük.  Müziği daha fazla ön planda tutan bir grup olan Guguou 2017 yılında benim Sao Paulo Biennale’ine davet almam  ve orada ha za vu zu ekibinden Güçlü Öztekin ve Oğuz Erdin ile bir performans vermemiz ile  atıldı. 

     Türkiye’de sanata verilen değeri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de sanatını icra etmek isteyen genç sanatçılara nasıl bir yol izlemeleri gerektiği hakkında bilgi verir misiniz ?

Devam etsinler, uzun soluklu bir süreç.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belkıs Balpınar Röportajı

Pelda Aytaş Röportajı