Merhaba Tuğba hanım. Bize biraz kendinden bahseder misin ?
1980 İzmir doğumluyum. 1998 İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi mezunuyum.
2002 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’nde
Lisansımı, yine aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Enstitüsü Tekstil ve Moda Tasarımı Anasanat Dalı’nda
2007 yılında Yüksek Lisansımı ve 2016 yılında da Sanatta Yeterliliğimi tamamladım. Eğitimimi
tamamladıktan sonra 2017 yılında 2003’te kadrosuna girdiğim Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü’ne görevime devam etmek için geri döndüm. 2019 yılında
Dr. Öğr. Üyesi kadrosunu aldığım kurumumda branşıma ait dersleri vererek çalışmaya devam ediyorum.
Ayrıca Tapestry sanatı, dokuma sanatı, lif sanatı, keçe sanatı, üç boyutlu sanatsal tekstiller ve tekstil de
tasarımla bağlantılı diğer konularda çalışmalarıma akademik ve sanatsal olarak devam ediyorum.
Katıldığım ulusal ve uluslararası karma ya da grup sergilerin yanı sıra 2017 yılında Adana’da,
2018 yılında da İzmir’de olmak üzere “Arayış” ve “Arayış II” isimli iki adet hacimli lif ve tekstil sanatı
ile ilgili çalışmaların yer aldığı kişisel sergileri açtım. En yakın tarihli olarak da 6 Temmuz’da bugüne
kadar yapmış olduğum çalışmalardan bir seçki haline getirilen “Dönüşüm” isimli sergimi
www.textileartplatform.com.tr sitesinde Prof. Biret Tavman Ertuğrul küratörlüğünde online olarak açacağım.
Güncel yaşamı güncel sanata taşıma adına çalışmalarımda tekstile ait malzemeler ve renk dengeleri
ile gizemli bir var oluş sürecini imgelemekteyim. Erken dönem çalışmalarımda olduğu gibi bugün de
kimlik, cinsiyet, beden, toplum sorgulanmasında; var oluş, oluşum ve dönüşüm üzerine çalışmalarıma
devam etmekteyim.
Kırmızı Rüya / Dream in Red
2021
Keçe, Dikiş / Felting, Stitching
Yün, Akrilik, Pamuk / Wool, Acrilic, Cotton
26x12x8 cm
Başlangıçta sizi bir araç olarak tekstile çeken şey neydi?
Aslında Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü mezunuyum.
Tabi sadece Resim alanında ilerlemedik lisede. Heykel ve
Grafik derslerimizde alanında yetkin hocalarımızdan dersler aldık.
Benim için aldığım eğitim çok doyurucu oldu ve başlangıç noktamı oluşturdu. Beni tekstile çeken
1998 yılında D.E.Ü Güzel Sanatlar Fakültesinde tercihte bulunduğum bölümlerin girdiğim yetenek sınavlarında
(Grafik, Seramik, Tekstil )Tekstil Bölümünü 1. lik ile kazanmam oldu. Üniversite 1. sınıfta dokuma tezgahları
ilgimi çekmiş ve bende merak uyandırmıştı. 2. sınıf itibari ile tezgahlarla tanıştıktan sonra onlardan hiç
ayrılamadım. Lisans dönemi boyunca tüm dokuma teknikleri ile denemelerim oldu. İpliklere dokunmak,
karışan kısımlarını açmak ve hiç yoktan bir ürünü oluşturmak muhteşem bir tatmin duygusu sağlıyordu.
Dokuma kısmı ise terapi. Yüksek Lisans tezimde Fransız Tapestry Dokuma Sanatını (Dokuma Resim Sanatı)
konu aldım ve araştırdım. İpliklerimin temininden sonra çile halinde boyadım ve dokudum, dokudum.
Dokuma portreler oluştukça haz duymaya ve bunun teknikten ziyade sanatsal yönüyle neler yapabilirim
kısmı üzerinde durmaya başladım. Daha sonra kağıt iplikleri keşfettim ve bir süre onlarla dokumalar ve
hacimli yapılar oluşturmaya, tekstilin içine yedirmeye başladım. Sanatta Yeterlik tezimde ise Lif Sanatı
kapsamında oluşturulan hacimli yapılar üzerine eğilmeye karar verdim. Bu süreçte beni, yün elyafı ile
tanıştırdı. Üniversitemize Erasmus ile Litvanya, Vilnius’dan gelen eğitmenlerin workshop’ında da
iğneleme keçe tekniği(kuru keçe)ile karşılaştım ve uygulama aşamasından inanılmaz keyif aldım.
Tez uygulamalarımı da bunun üzerine gerçekleştirdim. Yün malzeme, tekniği, dokusu, biçimlenebilme
ve biçim alabilme ve verilen biçimde kalabilme özelliği ile vazgeçemediğim bir malzeme haline dönüştü.
Genel olarak tekstil malzemelerinin, fiziksel özelliklerinin yanı sıra formların kavramsallaştırılmasında,
mekânla bağlantı kurabilmesinde ve izleyicide psikolojik etkiler uyandırılmasında sundukları sınırsız
olanaklarla farklı yaklaşımlar sergileyen sanatçılara zengin bir alan ve sessiz iletişim olanağı yarattığını
düşünüyorum. En azından benim için öyle.
Bize fikirden yaratmaya kadar olan sürecinizden bahseder misiniz ?
Elbette. Yumuşak malzemelerle yapılan çalışmalarımda biçimsel belirleyicilik, tekstil liflerinin doğasına özgü
niteliklerini ve form olanaklarının özelliğine bağlı olup, malzemenin anlatım dili de çalışmanın özelliğini
belirlemektedir. Tekstil malzemeyi bir ifade biçimi olarak kullanmakta, yaratıcı ve deneysel eserleri kapsayan
çalışmalarımda, kavramsal yaklaşımın varlığını irdeleme amacını taşımaktayım. Figür ve temsili
kompozisyonlarda renkler ve formlar figüratif kompozisyonların kendi hikayelerini oluşturmaktadır.
Bu hikayeler arasında var oluş, oluşum ve dönüşüm temaları üzerine eğilmekteyim.
Bir fikri, bir duyguyu ya da bir mesajı nesnel bir sanatsal oluşuma dönüştürme çabasındaki keçe çalışmalarımın
ortaya koyulma sürecinin ilk anından itibaren tasarlanan biçim ve yüzey ayrıntılarının görsel algı, dokunsal algı
ve duyumsal algı arasında zıtlık yaratmasını amaçladım. Bire bir ya da abartılı oranlar, kullanılan malzemeler
ve yüzey oluşturma teknikleri sayesinde tasarlanan çalışmalarımı heykel algısı ve etkisi yaratan biçimler olarak
kurguladım. İzleyicinin duyumsal algısında da sorgulayıcı bir yaklaşıma neden olmayı hedefledim Sonucunda da
dokunsal algıda yarattığı yanılgı ve zıtlık hissi ile malzeme ve biçim ilişkisindeki uyum ve zıtlık oyununu ortaya
koymayı başardım.
Bu sorgulama, sıra dışı sonuçlara açık, kimi zaman soyutlamanın öne çıktığı kimi zaman da doğrudan anlatımın
ön planda olduğu, sanatsal etkilerin çoğaldığı bir uygulama deneyiminin yaşanmasına neden oldu.
Bize seçtiğiniz tekniklerden ve bunları nasıl kullandığınızdan biraz bahseder misiniz ?
Genel olarak çalışmalarımda daha öncede bahsettiğim üzere, ıslak ve kuru keçe tekniklerinde kendimi
geliştirmeye çalışıyorum. Bunun yanı sıra dokuma, örme, dikiş ve işleme tekniklerini kullanıyorum.
Malzeme olarak yün ve pamuk elyafı- ipliği, kağıt iplikler, bakır ve çelik tel ve doğal olan tüm materyalleri
tercih ediyorum.
Genellikle malzemelerin ham renklerini; dinginliği ve saflığı betimlemek için, kırmızı ve tonlarını insanoğlunun
fark edilme ve öne çıkma, hayattaki iniş ve çıkışlarını betimlemek için kullanıyorum.
Köklü keçe geleneğini ve günümüzde lif sanatına nasıl evrildiğini okunur kılmaya, binlerce iğne
darbesiyle şekil alan hacimli formlara ve liften heykellere birer kimlik ve hayat vermeye çalışıyorum.
Bu dönemde sizi en etkileyen sanatçı ve sergiler neler ? Takip ettiğiniz ve
hayran olduğunuz sanatçılar var mı ?
İdol olarak aldığım 60 kuşağının Feminist Lif sanatçılarından Louis Bourgeois, Claire Zeisler, Sheila Hicks,
Lerone Tawney, Magdalena Abakonowicz ve Ruth Asawa ‘yı sayabilirim. Günümüz sanatçıları ise;
Stephany Metz, Karine Jollet, Kim Soonim ilgimi çekenler arasında. Ayrıca Giyilebilir Sanat kapsamında
hacimli çalışmaları bulunan Iris van Herpen ve Sandra Backlund’ı örnek verebilirim.
Bağ Serisi / Bond Series
2016
Türkiye’de sanata verilen değeri nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye’de
sanatını icra etmek isteyen genç sanatçılara nasıl bir yol izlemeleri gerektiği
hakkında bilgi verir misiniz ?
Günümüzde dünya ekseninde; coğrafi, toplumsal yapı, teknoloji, sanat-tasarım gibi birçok alanda sınırların
giderek genişlediği ve zorlandığı bir dönem yaşanmakta. Geçmiş, teknoloji ve gelecek arasında bağlar kuran
bir dönemin sıra dışı sonuçlarını kucaklayan günümüz sanat dünyasının, artan çeşitlilik ve uygulama tekniklerinin
ve olanaklarının sanatçılara sınırsız olasılıklar sunduğu da bir gerçek.
Türkiye’nin sanat potansiyelini yüksek, verilen değeri ise az buluyorum.
Yeni nesil tasarımcı ve sanatçıların heyecanlarını kaybetmeden, inançlarını yitirmeden,
inandıkları yolda kendi oluşumlarıyla ayakta kalarak, bu süreci ileriye taşıyacaklarını umuyorum.
Üreme / Seminal
2018
Keçe, Dolama, Yerleştirme / Felting, Wrapping, Installation Yün, Akrilik / Wool, Acrilic
115x55x7 cm
Tebrikler 👏❤️
YanıtlaSil