Merhaba Işıl hanım. Bize kendinizden  bahseder misiniz ?

Merhaba, 1984 İstanbul doğumluyum. 2010 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Sanatları bölümünden Dokuma Tasarımı anadalından mezun oldum. Aynı yıl yine aynı bölümde yüksek lisansa başladım ve dokuma tasarımı üzerine tezimi tamamlayarak 2014’de mezun oldum. 2013 yılından beri Yeditepe Üniversitesi Güzel sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı bölümünde Dokuma tasarımı derslerini asiste etmekteyim.

Dokuma Tasarımı tekniğini kullanarak heykeller üretmekteyim. Aynı zamanda farklı tekstil malzemelerini kullanarak da yine boyutlu çalışmalar tasarlamaktayım.


Başlangıçta sizi bir araç olarak tekstile çeken şey neydi? 

Resim bölümünde okumak için kursa gittiğim dönemde farklı iki tekstil firmasında tasarım asistanlığı yaptım. Buralarda boya yerine renkli iplik ve kumaşlarla temas halinde olmak beni çok etkiledi. Ancak bu materyallerle sadece giysi üretmek yerine sanatsal bir nesne yaratma fikri benim daha çok ilgimi çekti. Ben de tamamen bu kısma yöneldim ve ipliği kullanarak boyutlu çalışmalar yapmaya başladım.



Bize seçtiğiniz tekniklerden ve bunları nasıl kullandığınızdan biraz bahseder misiniz? 

Dokuma tasarımlarımı hem armürlü tezgahta hem de ev tipi dik tezgahta üretmekteyim. Heykellerimi çoğunlukla tek parça halinde hortum yöntemiyle armürlü tezgahlarda dokuyorum. Pandemi sebebiyle evde kurmuş olduğum dik tezgahta ise iki boyutlu ve üç boyutlu yüzey tasarımları dokumaktayım. Çoğunlukla doğal malzeme kullandığım için ham renklerde tasarımlar yapmaktayım. Yapacağım tasarıma göre zaman zaman farklı malzemeye (metal gibi) veya farklı bir renge başvurabiliyorum.

Diğer yapmış olduğum eserlerde ise bazen sadece iplik kullanarak bazen de ipliğe yardımcı eleman olarak kumaş parçaları veya yine tekstil malzemesi olan başka materyaller de kullanarak boyutlu çalışmalar yapmaktayım.



Yaşamınız / yetiştirilme tarzınız işinizi nasıl etkiledi?

Yetiştirilme biçimim yaşamımda beni daha güçlü bir karakter olmaya alıştırdı/zorladı. Ailemin bana verdiği desteğin dışında maalesef yaşadığımız koşullar da buna sebep oldu. Sanırım bu yüzden dokuma yapmak beni daha çok etkiledi. Yapmış olduğum araştırmalarda geçmişte ve günümüzde Anadolu kadını hikayelerini, anılarını, hissettiklerini hep dokumalarına işlemişler. Şimdi aynısını ben yapıyorum. Geçmişten veya günümüzden etkilendiğim hikayeleri veya kendi yaşadığım duygularımı dokumalarımda işliyorum.

Gebe kalma sürecinizden sonuca kadar olan sürecinizden bahseder misiniz ?

Çalışmaya başlamadan önce eskizler yaparım. Çalışmalarımın hep bir hikayesi olsun isterim. Buna göre materyale, renklere ve eserimin boyutuna karar veririm. Daha sonra da tekniğine karar veririm. Dokuma aşamasına geçtikten sonra tüm vaktimi tezgahın önünde geçiririm. Çalışmadığım esnada bile karşısından ayrılmam. Yemeğimi bile başında yerim. İlginç bir şekilde o iş bitene kadar tamamen onunda bütünleşmek isterim.


Dokumaya nasıl başladınız ? Üretim pratiğinizden kısaca bahseder misiniz ? Bu pratik nasıl oluştu ?

Çalışma disiplinim ilk önce kendi karakterimle sonra da almış olduğum eğitimle oluştu. Üretim pratiğim ise bir sürü farklı teknikleri deneyerek ve çalışarak oldu. Günde yaklaşık 8 ila 10 saat arasında çalışma fırsatı yaratmaya çalışıyorum.







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belkıs Balpınar Röportajı

Pelda Aytaş Röportajı