Tuba Geçgel Röportajı
Tuba, Bize kendinizden bahseder misiniz ?
Merhaba, ben Tuba, 93 İstanbul doğumluyum. Marmara GSF’de tekstil sanatları ve moda tasarımı eğitimi aldım. Çok küçük yaşlarımda annem sayesinde tiyatro hayranlığım oluştu. İzlediğimiz her oyundan büyülenerek çıkardık. Belli bir yaşıma kadar tiyatro ile ilgili bir şeyler yapmak hayalim çok canlıydı. Şu an tiyatro, konser, reklam gibi prodüksiyonlarda sahne dekor ve kostüm yapıyorum. Resim yapmayı hep severdim. Bu da beni sanatın içine çeken ve oralarda gezinmemi sağlayan bir detay oldu.
Başlangıçta sizi bir araç olarak tekstile çeken şey neydi?
Beni tekstile çeken aslında malzemenin çok tanıdık olması, anneannemin teyzelerimin elinde hep bir şiş, bir tığ ya da kumaş olurdu. Birbirleriyle yarışırcasına hızlı ürünler çıkarırlardı ortaya, onların yanındayken ben de merak eder sürekli kurcalardım ve belki bir şekilde elim malzemeye bu dönemlerde yatkın oldu
Sonrasında, bu kadar diline aşina olduğum bir malzemenin imkanlarını gördüğümde;
kumaşla boncukla iğneyle pamukla bunları dönüştürerek, birleştirerek oyunlar oynamak istediğimi fark ettim.
Aşırı yoğun şekilde bir moda tasarımcısı olma isteğim hiç olmadı, fakat çok iyi tasarımlar ortaya çıkarma, onları sergileme ve çok heyecanlanma, heyecanlandırma amacım ve isteğim hiç azalmayan bir şekilde devam ediyor. .
Tekstil malzemesi kullanarak tasarlama disiplinini okulda öğrenmeme rağmen içimde hep kendi başıma üretme isteği vardı., özgürce ve bağımsız çalışmalar yapmaya başladığımda tanıdığım malzemeyi hislerimle kendiliğinden birleştirdiğimi fark ettim. Burada gerçekleşenler bir şey e hizmet eder şekilde değil, tamamen iç sesimi aktarmak şeklinde ilerledi. Sonrasında da araştırmalar, gözlemler, her türlü insani olay, dünya doğa, gün içinde yaşadığım bir kalp kırıklığı heyecanlar, bazen bir günün tamamı notlara, resimlere ardından da malzemeyle buluşmaya başlar oldu. Şu an hem sanatçı olarak eserler üretiyorum hem de doğaya duyarlı, sürdürülebilir bir tekstil markası kurmaya çalışıyorum. Neredeyse tüm zamanımı bu projeye ayırmış durumdayım. Umarım çok yakında sergi ile geleceğim☺
Bize seçtiğiniz tekniklerden ve bunları nasıl kullandığınızdan biraz
bahseder misiniz ?
Tabi özünde en sevdiğim nakış hep var.
Nakış yapmak benim için zamanın durması gibi oluyor.
Büyü gibi de aynı zamanda, bir alana önceden düşünüp o kadar çok kez ritmik
bir şekilde iğne batırıp çıkarıyorsun ki, bir noktada onu örüyorsun dokuyorsun,
sıkı sıkı işliyorsun.
O anki düşüncen ya da ruh halin neyse sanki ona aktarıyorsun.
Bu yüzden nakış, elle yapılan türü, benim için çok özel. Tamamen ifade etmek
istediğim şeye
uygun olan malzemeyi düşünerek veya bazen de denk gelerek ilerliyorum yani.
Yaşamınız / yetiştirilme tarzınız işinizi nasıl etkiledi?
Beni ben yapan şeyin başlarıdır, yaşamım ve yetiştirilme tarzım. Yaşım ilerledikçe kendimi keşfettik.
e Memnun olmadığım ve beni engelleyen şeyleri ayıklama süreci bile insani o kadar fazla şey
düşündürüyor ki bu tamamen bir konu olarak işlerimde yer edinebiliyor..
Travmalar, güzel anlar, sevgi
-sevgisizlik varlık yokluk gibi durumlar işimi direk etkileyen unsurlar.
Bazen kendi içimde amaçlar edinip onlarla birlikte üretmeye başlayabiliyorum.
Bize fikirden yaratmaya kadar olan sürecinizden bahseder misiniz ?
Bende fikir bir konu veya his hakkında çok fazla heyecanlanmam sonucu ortaya çıkıp
onun hakkında düşünmemle şekilleniyor. Bu heyecan illa çok mutlu olduğum
bir şey olarak gelişmiyor bazen. Sonrasında onu hangi disiplinle, hangi şekilde ortaya
çıkaracağıma karar veriyorum . bazen resim ,bazen tekstil bazen yazı olarak çıkıyor.
Varmak istediğim sonuç ilk anda imgesel olarak bende oluşmuş oluyor. Sonrasında sadece hareket.
Çalışmalarınızı nasıl tanımlarsınız ve çağdaş sanat alanına nerede uyduğunu düşünüyorsunuz?
Çalışmalarım teknik olarak geleneksel altyapılı. Aslında çok temel bir ihtiyaç olan giyinmeye hizmet eden malzemeler kullanılarak yapılıyor. Bu sebeple giysi kısmı ve tekstilin bu alt yapıyla hayatımızda var oluşu benim için hep gündemde. Fakat konular genel olarak şu anki insanın konuları. Sorunlar şuandan. Dünyadan. Ve sorular da geleceğe yönelik. O yüzden cevaplar da çağdaş sanatın Ekspresyonist akımına dahil görünüyor.
Yorumlar
Yorum Gönder